Spor Toto Süper Lig'in 23. haftasında Gaziantepspor, Galatasaray'ı 2-0 yendi. İşte spor yazarlarının maçla ilgili yorumları...
LEVENT TÜZEMEN: Gereğini yapın
İlk sözüm Galatasaray yönetimine; göreve gelirken "Başarı" vadettiniz.. Sözünüzde durmadınız. Galatasaray'ın yaşlandığını vurgulayıp camiaya, "Yeniden yapılanacağız ve gençleşeceğiz" sözünü verdiniz. UEFA kararı sanki yeniymiş gibi davranıp transfer yapmaktan vazgeçtiğiniz gibi küçülmeye gidip elinizdekileri sattınız. Galatasaray'ı hedefsiz bir takım haline getirdiniz. Ben Başkan Dursun Özbek'in yerinde olsam Mayıs ayına "Kongre kararı" alırım. Camia destek verirse yeniden daha güçlü bir listeyle aday olurum. Çünkü yönetim-futbolcu-teknik heyet-taraftar arasında sinerji yok, aksine kriz var.
İkinci sözüm Mustafa Denizli'ye olacak. Göreve geldiğinde yönetimin ve camianın bakış açışı şöyleydi: "Rüzgara hakim olamıyorsan, yelkenlerini ona göre ayarla. Unutma ki; hayat karşılaştığın güçlüklerle değil, gemiyi limana getirip getirmediğinle ilgilenir." Galatasaray gemisinin limana yanaşacak gücü yok Mustafa hocam. Takım seninle bir sinerji yakalayamadı. Belki de oyuncular seni istemiyor. Çünkü sahada hiçbir futbolcu "Hoca'ya ayıp oluyor. Adam gibi oynayalım" inancıyla mücadele etmiyor. Ayrıca Mustafa hocam kadroyla sık oynayarak Galatasaray'ı "Laboratuar" haline getirdin. Bazı oyunculara deneme yanılma metodunu uygularken Selçuk, Hakan Balta, Olcan, Sneijder, Podolski gibi oyunculara diş geçiremedin. Seni büyük hedeflere taşıyan cesaretini gösteremedin. Masaya yumruğunu vuramadın. Sırtını "Beyefendiler Masası"nda oturanlara dayayarak ayakta kalacağını zannettin. Ama o beyefendiler seni, iyi oynamayarak, iyi mücadele etmeyerek sırtından vurdular. Mustafa Hocam "Sorunun kendinde olduğunu anlamayan insanlar çözümü başkalarının huzurunu bozmakta bulur" durumundasın. Galatasaraylı mutsuz, kızgın ve öfkeli. Mustafa Hocam bence zorlama. Türk futbolcularının yüreğindeki prangaları kıran teknik adam unvanına ve geçmişteki parlak kariyerine zarar vermek istemiyorsan kendine "Kırmızı kart" göster.
Kaptan Selçuk ve arkadaşlarına bir sözüm var; Galatasaray bir his takımıdır... Renklerine aşık, birbirlerini seven futbolcuların takımıdır... Galatasaray feragat ve fedakârlıklarla çalışacak futbolcuların takımıdır. Galatasaray şımarıkları, kendini beğenmişleri, yalnız kendini düşünenleri sevmez... Galatasaray, bir halatı hep birlikte çekenlerin, hep birlikte üzülüp, hep beraber sevinmesini bilenlerin takımıdır...
Son söz; Galatasaray'ı utandıranlar utansın...
RIDVAN DİLMEN: Beyin olarak bitmişler
Reytingi çok yüksek bir kulüp olan Galatasaray, sezonu üzgün geçiriyor. Çok erken koptular şampiyonluk yarışından. Teknik direktörün de, futbolcuların da kafasında iş bitmişti. Avrupa Ligi, Türkiye Kupası diye hoca ne kadar kendisini motive etmeye çalışsa da bunu sağlayamadı. Galatasaray Kulübü bir hamle yaptı teknik adam değişikliğiyle. İyiye mi gitti? Hayır. Kötüye mi gitti? Evet. Mustafa hocayı insan olarak severim, kariyerine de saygı duyuyorum, durumuna üzülüyorum ama hocanın yıprandığını düşünüyorum. Beklentilerimizin arkasında kaldı. Muslera iyi sezon geçirmiyor, evet Umut kötü oynuyor ama antrenör ne yapmış, bir de işin o boyutu var.
Mustafa hoca bizim abimiz. Eleştirmek çok kolay, daha geniş bakmak lazım ama değerlendirirsek bir Trabzonspor bir de Galatasaray geride kalmış potansiyelinden. Chedjou, orta saha, stoper oynamış, Sabri sağ açık, sağ bek oynamış. Olcan, sağ, sol ön, sol bek oynamış. Donk, orta saha, stoper... Peki biz Beşiktaş'ın 11'ini sayabilir miyiz, baştan aşağı tereddütsüz sayarız, herkesin yeri bellidir. Trabzonspor'u da sayamazsın. 1-0'dan sonra reaksiyon vermiyorsanız beyin olarak bitmişsinizdir. Fizik de beyini takip eder. Hafta içi çalışma temponuz da düştüğü için kafadaki durum vücudu da etkiler. Bu kayıplar sezon sonuna kadar devam edecek, liderle fark daha da açılacak. Şampiyon olan bir takım var. Gerets'in şampiyon olup daha sonra düşük puan topladığı sezonun ardından yine şampiyon olmuştu. Galatasaray ya tavan yapıyor ya da çözülüyor. Kupada sonuçta finale de kalsanız Beşiktaş ya da Fenerbahçe'nin gelme ihtimali var, olası Avrupa cezasından 1 yıl eritmek için kupayı almanız gerekiyor. Finalist olmak yetmiyor. Bu yüzden en azından bir yılından kurtulabilmek için ilk 4'e girmesi gerekli. Buna konsantre olunması şart.
Gaziantepspor takımına sezon başında "Acaba" diyorduk. Diri, puan toplayan, alt sıralardan uzaklaşan bir hüviyette... Tehlike çemberinin dışında artık. Orkan iyi bir oyuncu, Larsson farklı bir isim. Yabancı transferini doğru yapmışlar, 3 puanı hak ederek aldılar.
Son olarak, acı bir olayı anmadan geçemeyeceğim. Adıyamanlı hentbolcuları, gencecik çocukları kaybettik. Çok üzücü bir olay, yaralılara da şifa diliyorum.
Spor Toto Süper Lig'in 23. haftasında Gaziantepspor, Galatasaray'ı 2-0 yendi. İşte spor yazarlarının maçla ilgili yorumları...
SERKAN KORKMAZ: Çanlar çalıyor
Galatasaray'da, Sinan dışında, 20 yaşındaki Gaziantepsporlu Orkan gibi, umut vaad eden genç bir Türk var mı? Orkan, Gaziantepspor'a 50 bin euro bonservis bedeliyle alınmış.
Peki ya; Podolski ile Sneijder'in dışında, hangi Galatasaraylı yabancı oyuncu Granada'dan 1 milyon euro'ya alınan Larsson'dan iyi; Denayer, Carole, Linnes, Chedjou, Donk?
Bekler rotasyonda
Daha da enteresanı, Karcemarskas, Muslera'dan ne kadar kötü?
Kazandıkları paralara, maliyetlerine göre kıyaslandığında ''Karcemarskas Galatasaray'ın kalecisi olsa bu sezon Muslera'dan daha çok gol yerdi'' diyebilir miyiz? Koray, Denayer bir var, bir yoklar. Takımın sağ beki, sol beki her daim rotasyonda. Yasin her maçtan önce yedek soyunup soyunmayacağını hâlâ tam olarak bilmiyor.
Selçuk; vasat kere vasat...
Semih Kaya, Emre Çolak; her geçen gün, PTT 1. Lig seviyesine doğru koşuyorlar. Tüm bunlar yetmezmiş gibi, Sabri, Umut ne yaparsa yapsınlar kendi taraftarları tarafından Türkiye'nin dört bir yanında ıslıklanıyorlar.
Akhisar Belediye korkusu
Galatasaray, lig şampiyonluğuna (ve ikinciliğine) çoktan veda etmişti, Avrupa'ya veda için Roma seyahatini beklemişti.
Camianın gündeminin ilk sırasında, yakında UEFA tarafından açıklanacak cezanın ne olacağı var. Mevcut durum, takım, teknik heyet psikolojisi göz önüne alındığında, lig üçüncülüğü de artık hayal.
Elde sadece Ziraat Türkiye Kupası kaldı. Pek çok Galatasaraylı, çarşamba günü ilk maçtaki avantaja rağmen, Akhisar Belediye'yi eleyememekten korkuyor olabilir.
Eledikleri takdirde rakip Başakşehir ya da Ç.Rize olacak.
Çanlar giderek daha güçlü, daha sık çalıyor.
Atanmışından, seçilmişine herkes için. Sağır edercesine...
ERMAN TOROĞLU: Kumdan kale yıkıldı
Maç başlıyor. Galatasaray ilk 15 dakika yalan rüzgarı yapıyor.
Sonra Gaziantep sazı eline alıyor. Ayağa toplar ve zaten gergin olan sarı-kırmızılı futbolcular topu almak için bu sefer daha fazla mücadele etmeye kalkıyorlar.
O zaman da sinirleri iyice bozuluyor.
Galatasaray mağlup olabilir, doğaldır.
Lig maçıdır, o gün iyi oynamayabilirsiniz.
Ama Galatasaray iyi oynamayı bırakın, mücadele edemiyor.
Ve patır patır sakatlıklar var.
Sakatlıkların sebebi ya yanlış antrenmandır veya futbolcuların kendilerine bakmamalarıdır.
Ama görünen şu var, Galatasaraylı futbolcular mutsuzlar. Memnuniyetsizlikleri, mutsuzlukları yüzlerinden okunuyor. Daha da önemlisi Galatasaraylı futbolcular saha içinde birbirlerine yardım etmiyorlar. Hepsi tek başına oynamak hevesindeler.
Yardımlaşma sıfır.
Bu şunu gösterir; Bunların dışarıda arkadaşlıkları da iyi değildir.
Burada bir tek üzüldüğüm adam var; Muslera. Arkada tek başına bir şeyler yapmaya çalışıyor. Sinirini bozmuyor, efendiliğini bozmuyor, elinden ne gelirse oynuyor.
Tek sorumlu Özbek!
Galatasaray'ın bu duruma düşmesinin tek sorumlusu vardır. Kulüp başkanıdır. Çünkü çok şeyi o tek başına yapmaya kalktı. Hamza'yı da gönderen oydu. Mustafa Denizli'yi de getiren oydu.
Hamza'nın takımına bakın, Mustafa'nın takımına bakın. Sakın bazı şekilde de insanları aldatmayın.
Neymiş efendim, Galatasaray'ın kadrosu zayıfmış, Galatasaray'ın kadrosuna transfer lazımmış. Beyler!
Bu takım geçen sene üç kupayı birden aldı. Aynı kadro değil mi ki takviye de oldu. Bir tek son bir ayda Burak Yılmaz gitti. Onun da zaten varlığı ile yokluğu belli değildi.
Galatasaray'ın bu acemi yönetimi her şeyi eline-yüzüne bulaştırdı, başkanlarıyla beraber.
Ve bu kulübü bu hale getirdiler.
Tabi başkan Dursun Özbek'in son kullanma tarihi bittiyse Galatasaray'da 'papaz' tabir edilen bazılarının isteğiyle mutlaka gönderilecektir.
Gaziantep kendi yağıyla kavrulan bir takım. Çok fazla yatırım da yapamıyorlar.
Alttan da kurtulmaya uğraşıyorlar.
Dün akşam oyunu çirkinleştirmeden, gayet başarılı bir futbol ortaya koydular. Ne tekme attılar, ne vurdular, ne küfür ettiler. Sadece futbol oynadılar. Biraz daha çabuk olabilselerdi farkı arttırabilirlerdi. Çünkü Galatasaray takımı zaten geriye çok ağır dönüyor. Sen bu takıma biraz daha hızlı gitsen farkı arttırırdın.
Hiç unutmuyorum. Hamza gidip, Mustafa geldiğinde kondisyoneriyle beraber şu cümleyi söylemişlerdi: Bu takım hiç çalışmamış, tabiri caizse kumdan kale gibiler. Evet, Mustafa haklıydı sayesinde yerle bir oldular.
Fırat konuşursa her şey açığa çıkar
Bu hakem Türkiye'deki güvenilir hakemlerden bir tanesidir. Bazı şekillerden dolayı Avrupa'da geri kaldı. Türkiye'de de ikinci plana düştü.
Bir gün kendisi konuşursa her şey açığa çıkar. Çünkü bu hakem; babalarından, oğullarından çok çekti. Bazı konularda kendi hatası da var mıydı, herhalde vardı.
Bakın bunları yazarken Fırat Aydınus'u da hiç tanımam, karşı karşıya gelip çay içmişliğimiz, yemek yemişliğimiz yoktur.
Tamamen istihbaratlara dayanarak yazdığım şeyler bunlar. Ama maalesef doğru istihbaratlar bunlar. Dünkü maçı da zaten çok kolay yönetti. Galatasaray'ın zaten kolunu kaldıracak hali yok. Kollarını kaldırabilseler hakeme isyan edecekler ama onu bile kaldıramıyorlar. Gaziantepli futbolcuları da verdikleri mücadeleden ve oynadıkları futboldan dolayı tebrik ediyorum. Tabii şu da bir gerçek; hakem düdüğü 'büyük takım-küçük takım' ayırt ederek çalmazsa böyle olur.
SAVUNMA KEVGİR
Galatasaray'ın savunması bu sezon deyim yerindeyse çöktü.
Gaziantepspor'a 2-0 mağlup olan sarı-kırmızılı takım oynadığı son 20 resmi maçının 19 tanesinde en az bir gol yerken sadece 0-0 biten Torku Konyaspor karşılaşmasında kalesini gole kapatabildi. Son 20 resmi maçında 27 gol yiyen Cimbom sezon genelinde ise 40 karşılaşmada ağlarında 54 gol (maç başına ortalama 1.35) gördü. Galatasaray'ın son 20 maçının 18 tanesinde karşılıklı goller atıldı.
Muslera ne yapsın!
Gaziantepspor karşısında defansın göbeğinde yer alan Hakan Balta ile Koray Günter ikilisi yaptıkları hatalarla yenilgide başrolde yer aldılar. İlk golde Hakan Balta'nın kaptırdığı topla gelişen atak sonunda ev sahibi ekip Emre ile öne geçti. İkinci golde ise bu kez Koray Günter, adamını kaçırdı. Larsson farkı ikiye çıkarıp, Galatasaray'ın umutlarını bitirdi. Uruguaylı kaleci Fernando Muslera yediği iki golde de çaresiz kaldı.
EVREN TURHAN: Lig artık eziyet
Lazio deplasmanından moralsiz dönen ve üst sıraları kovalayan Galatasaray'ın Konyaspor ve Başakşehir takımlarının galip gelmeleriyle, ilk 4'e girememe ihtimaline karşı bu ve bundan sonraki maçlardan puan ve puanlarla ayrılması kaçınılmaz olmuştur. Uzun zamandır yoğun maç trafiğinde dinlendirilmeyen Hakan Balta ve Chedjou ikilisinin yerlerine Koray ve Denayer stoperde tercih edilebilirdi. 4. dakikada yenen ilk golde Hakan'ın hatası ve 25. dakikada sakatlanan Chedjou'nun sahayı terk etmesi bu yoğunluğun sonucudur. Chedjou'nun orta saha oynaması kadar mantıksız bir kurgu olamaz. Golden sonra daha atak oynayan taraf Galatasaray olsa da Antep kalecisi yaptığı kurtarışlarla günün yıldızı oldu. İkinci yarıya hamle yapacak fazla bir şansı olmadığı için aynı takımla çıkan Galatasaray'da yine defans arkasına atılan bir ara pasta Antep forveti Larson skoru 2'ye taşıdı. 2-0 mağlupken yapılan değişiklik tam bir fiyasko. Linnes çıkıp başka bir bek Carole oyuna giriyor. Böyle maç mı çevrilir. Oyunu okuyamayan Mustafa hocanın tek çalışma ısrarı bu anlamda ona ve Galatasaray'a pahalıya mal oldu. Artık Galatasaray'ın maçlarının teknik analizinden çok, gelinen nokta ve gidişatın ne olacağı önemlidir. Ritmini kaybeden oyuncular artık sadece derbi maçlara ve Ziraat Türkiye Kupası'na odaklanacaklardır. Hafta içinde Akhisar'ı eleyerek bir anlamda taraftarın gönlü alınabilir. Ama takımda ciddi bir moralsizlik var.
MAÇIN EN iYiSi LARSSON
Etkili oyununu golle süslemeyi başardı.
MAÇIN EN KÖTÜSÜ G.SARAYLI OYUNCULAR
Takım halinde kötüydüler. İyi olan yok gibiydi.
(SABAH)
0 yorum:
Yorum Gönder
'' MENFAATSİZ GALATASARAY ''